Sende Mi İşsizsin

Türkiye de, özellikle üniversite okuyan insanların işsizlik ile başlarının belada olduğu artık çok âşikar bir durum . Buna çözüm olarak bir sonuca henüz varılmış değil maalesef . Hâl böyle olunca, üniversite okuyan, okumak isteyen genç toplulukların; özellikle ataması çok olmayan bölümlere müracaatta bulunmamaları kaçınılmaz bir reel olarak göze batmaya çoktan başladı. ” Tez yoldan iş sahibi olmak varken, üniversiteye 4 sene emek verip karşılığında bir şey alamazsam ne olacak ? ” diyen yeni nesil, üniversiteye giriş arefesinde ki insanların akıllarında artık ” onun yerine 4 sene çalışır, kendi işimin patronu olurum, hemde maaşımı bilirim , maddi sıkıntım olmaz ” dediğini duyar gibi oluyoruz . Bu söyleyişi bir nevi haklı olarak yapıyorlar mı acaba ? Belki de öyledirler ..

Türkiye istatistik kurumunun açıkladığı 2017 yılındaki 15 yaş üstü işsizlik oranı %10.2 olarak açıklanmıştır . Türkiye’nin iş gücünün 5 milyon 388 binlik kısmını yüksekokul veya fakülte mezunları oluşturuyor. İşsizler arasında 557 bin üniversite mezunu bulunuyor. Bu tablo gösteriyor ki , Türkiye de belli bir topluluk, mezun olduğu bölüm ile alâkalı işini yapamıyor . Yeterli istihdam yok, atamalar zayıf, pasif kalıyor . Bu da üniversiteye eğilimi zaman içersinde azaltıp, tâlep kavramını da sıfıra indirmez ise iyidir diyebileceğiz ..

Sonuç olarak diyebiliriz ki, üniversite hayatı için 4 senesini hebâ eden gençler, artık durumun farkına varıyor . Bu soruna çözüm bulmak için, önceden belirlenen atamalara yönelik, üniversitenin atama yapılacak bölümlerinin kontenjanlarının açılmasıdır. Zaten mezuniyet olarak bir dünya insanın mezun olduğu okul ve bölümler kapatılmalı, ihtiyaç ve tâyin edileceği miktarda öğrenci alınıp, konumlandırılmalı . Yani diyoruz ki , bölüme puanı ile giren öğrenciler artık atama sıkıntısı yaşamayacağını bilip, ona göre şevk alarak okumalı .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir